yariyariya gunluk sayilir bizim blog. tek eksigimiz duzen. belki birgun oda olur. ailecek arti bebek arabamizla nasil yaptik bilmiyorum ama. parasutle yakindan uzaktan ilgim olmamasina ragmen kapanis torenini canli seyrettik. bazen denk geliyor hayatta boyle seyler. arasan bulamazsin ama birde bakiyorsun kapi acilivermis onunde.
o yuzden hep demisimdir. hayati cokda ciddiye almamak gerekir. cunku o bizim anliyabilecegimiz birsey degil.
acisinin yaninda tatlisini, kederinin yaninda sevincini verirken senin ne bekledigini veya umdugunu cokda kaale almaz.
ama su varki 2 kavram en sonunda muhakkak kazanir.
calismak ve iyi olmak.
umarim sen ikisinide becerebilirsin.
kadikoyun kotu anilarini unutmaya baslamistik son senelerde. uzun zamandir halen galibiyetimiz yok orda. demek ki rezervliymis bugune. cok salladik, cok ezdik ama bir turlu yikamamistik. bir sekilde veya birtakim sekillerde hep bizi yenmislerdi. simdi bu sefer cikip sarsma ve yikma zamani yine.
bak yillar sonrada olsa sampiyonluk dergisi dubaide bile olsa karsina cikabiliyor. tekrar bir dergi cikartmak icin.
olmasaydi super final denen illet, seref le serefsiz nasil ayrilirdi.
kutsal forma iyi alistirmisti galibiyetlere. ama bu sefer olmadi. hakeme atan tutan, elmanderin yokluguna baglayan, forvet sayisini sayan...........
olmadi furkan kayram olmadi iste. ole herseyi incelemicen, hatadan ders alinmiyo bu konuda. butun parametreler senin elinde degil. ne yaparsin dusmussun bir sevdaya anca kendini avutursun kendini ilerisi guzel olur diye. kapat isiklari yatiyoz. olmasaydi maglubiyet baska neye kizardik ki.
uzun zamandir turku paylasmiyorum diyordum kismet buguneymis. sabah sabah gazetede gorduk istifa haberlerini. hayir yandigim birde buyuk bisi yapmislar gibi aciklama filan da yapmislar. icinde etik durustluk falan filan laflari gecen.
ulen kirk yeriniz kirk yerinden oynadi. ne adamliginiz kaldi ne yoneticiliginiz.
neyse gitsinler bakalim. bakalim yeni oyun yeni sans olacak mi suyun karsi tarafi icin
.daha bu haberi inceleyemeden birde papaz cikti karsimiza. yalan yok takkesinin altindan tespihinin ucuna iyi sozler damlatiyo. fakat bu sefer daha fazla delil, daha fazla laf solicem diye iyice icinden cikilmaz bir hal almis.
babacim zamaninda sekspir solemis olmak olmamak. iste bustun mesele. sen oynak davranmayi birakin, biride ciksin desinki biz iddianamede gecenleri yapmadik. tarlayi surmussun insaati seyretmissin, simdide mapusta oturuyon iste.
ne ol ne olma icin diyorum ki tabiki gereken durumlar olabilir ama pazartesi devam sali istifaci tayfadan olma.
hele sakin ha pazartesi devam derken "beni sunlar aradi, istafia halinde boyle olur, ve biz hersyi bilen en buyuk bokuz" seklinde kelamlar etme.
hadi ettin diyelim bunlarin uzerine sali istifa ederken, "UEFA gibi Avrupa futbolunun çatı örgütü olan bir kuruluşun yapmış olduğu
uygulamanın, içinde bulunduğumuz ortamın ne kadar güvensiz ve
samimiyetsiz olduğunu gösterdi. Güven ortamının bulunmadığı, birçok kişi
ve kurumun çıkarları nedeniyle etik dışı davranmayı mübah saydığı bir
ortama daha fazla tahammül etme imkanım ortadan kalkmıştır. Gelinen
nokta; hayata bakışım, iş yapış biçimim, etik anlayışım ve dünya
görüşümle tezat bir görüntü oluşturdu ve böyle bir sürecin içerisinde
yer almayarak bazı şeylere dikkat çekebilmenin çok daha önemli olacağı
kararına vardım" deme bari.
ulen baba anlatti ben bile sinirden elektriklendim. neymis bu kavga buyusekde ogrensem
fakat unutmayalim boyle bir olay yasanmasaydi biz hala maa nin durustlugunden dogrulugundan bahsediyor olacaktik. sonra neden hakem hatalari diye dovun dur. niye fener kayriliyor diye. adam su haliyle feneri koruyor (bana gore) ya ortalik sut liman olsaydi. hepimizi susuz goturup getirirdi bunlar
banyo oncesi son hazirliklar. furkan soyunmus anne cosmus baba ise acaba biseyler yakalayabilirmiyiz diye video cekmekte. nerden bilir ki baba hayatina yon veren iki guzel varlikla mutluluk sarhosu olacak.
annen anne olmasaydi seninle bu kadar oynayabilirmiydi?
nurol da calismaya baslayali 6. yil oldu. bir sekilde maddi olarak kaderin yuru ya kulum dedigi bir baslangic olmustu. istanbulda asgari ucret civari calisirken hatiri sayilir bir rakama baslamistim nurol dubai santiyesinde. santiye oldugu icin barinma ve yemek ihtiyaclarimizida iyi kotu karsiladilar.
ama rabbimin sinavlarida buyudu. ne yalan soyliyim sinifta kalmisimdir herhalde. hesabini keserler ahirette. ve birgun orda biri var ile baslayan gun iste bu fotograftaki sonucu dogurdu.
sirket sahibimiz nurettin carmikli nin kitabi hem furkan kayraya hem bana kendisinden imzali olarak geldi. ve kaybedilmemesi gereken malzemeler arasina girdi.
Tabiat bile esit davranmamis. Iklim kosullari, maddi kosullar, insan yapisi; hersey dogunun aleyhine. Bir tarafta ne eksen yetisiyor,insanlar rahatlikla geciniyor;diger tarafta ne kadar calissa acindan oluyor.
yani kisaca nurol olmasaydi furkan kayra belkide olmazdi.
Cumartesi, Aralık 10, 2011
eski dostlarla yeni sehir dubainin tozunu kaldirmaya devam ediyoruz. dunyanin en yuksek binasi, su ses gosterisi, yelken otel ve digerleri. dunyanin gipta ile seyrettigi yerleri dolastik. ama ne care hepsini toplasan ustunede dunyanin 7 harikasini eklesen sabah ise gelirkenki furkan kayranin gulumsemesini veremez bana. gece zaten gec geldim eve barcanin 3. golunu seyredebildim anca. bir real madridli olarak (napayim bu aralar onlar gariban durumunda) yorgunluktan uyuyamayacagimi bile bile girdim yataga. bide daha gunes dogmadan furkan kayrayi almak gerekince yatagindan tamam dedik dunyanin son gunu bugunmus benim icin.
ne ol ne olma serisini acalim biraz. ben hala nedendir bilinmez messi degil ronaldo ol diyenlerdenim. ama bu konuda beni dinlemeyebilirsin.
birde olmasaydi yapalim o zaman. olmasaydi bebeklerin gece uyanmasi nasil kucaklayabilirdim seni gecenin 3 unde
sehzadeyi vurdu 38.7. cuma gunu evde daralinca orumcegiyle beraber cikalim site icine dedik. neseyle kostu sagdan sola. sonra anne geldi macide nine geldi derken ruzgari biraz fazla yedi sanirim. ve cayir cayir yanmaya basladi. market alisverisi boyunca yaramazlik bile yapamadi desem yeridir. omzuma yasladigi kafasinin sicakligi beni susatmisti aksam eve geldigimde. sonra ates dusurucu ile kendine geldi biraz hatta ben yatmaya hazirlanirken hic sicakligi yoktu.
sabah 04 civari ise firindan cikmis taze bir ekmek sicakliginda aldim kucagima annemizin uyarisiyla.
1 saat sonrasinda hepimiz ayri yerde sizmistik. simdi ogrendigim kadariyla biraz daha rahatlamis.
velhasili olmasaydi yuksek atesin nasil olurda uykumdan uyanip alabilirdim seni kucagima.
sabah ise gelirken takildi dilime. soforun ismine bile uyarlayip soledim arabada. sonra aklima takildi bizim sehzade gurbet ellerde okursa duyamiyacakmi veyselin sazini ve sesini. veyahut halen varmi bilmiyom ama bende bir bermuda seytan ucgeni bilgisi varki ta ilkokuldan kalma sorma gitsin. ortaokuldan da 26-45 dogu meridyeni 36-42 kuzey paraleli unutulmaz bilgiler arasinda.
bunlari ogrenmeme ihtimali var mi furkan kayranin. hadi sondan ikisi cok elzem degil ama asik veyseli ogrenmemesi kotu olur.
sabahlari erken kalkmazsam nasil gorurum furkan kayranin o muhtesem gerinisini.
aslan parcasini anne kucagindan yatagina alirken belinden kavriyom. o miniminnacik el ve kafasini bir arkaya atisi var..........
yani bir seri yapacaz. bisey olmasaydi ne olurdu tadinda degilde. hayatimiza zevk veren noktalari iyice belirlemek adina, bize o mutlulugu saglayan ve tek basina bir anlam ifade etmeyen konulari yazacagiz.
konu ornegi ve ilk denemesoyle olsun
kavga dovus yemek yemeseydi furkan kayra efendi, ac karna yatabilir miydi babanin omuzunda.
(furkan kayra 2. kez benim kollarimda uyudu. o yumusakligi ve dinginligi ve huzuru yasamak gercekten herseye deyiyor)